+ Konu Cevaplama Paneli
Toplam 10 sayfadan 1. sayfa 1 2 3 4 5 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen 1 ile 5 konu arasından toplam 48 konu bulundu.

Konu: Big Bang Deneyi (Cern Deneyi)

  1. #1
    Administrator AbuK_PreNS Kullanıcısının Üye Resmi (Avatarı)
    Üyelik Tarihi
    04.07.08
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.055

    Standart Big Bang Deneyi (Cern Deneyi)





    Cern Deneyi görüntüler...

    Video:
    Live: Big Bang recreation experiment at CERN 10/09/2008

    Bilim çevreleri çok itibar etmese de, CERN’de mayıs ayında yapılması öngörülen bir deneyin dünyanın sonu olabileceği iddiaları dünya basınında yer bulmaya başladı.Bilim insanlarının dünyanın oluşmunu anlamak üzere yapmaya hazırlandıkları küçük ölçekli “big bang” deneyinin, dünyanın sonu olabileceği iddiasıyla, durdurulması için dava açıldı. Walter Wagner ve Luis Sancho adındaki iki bilim insanı, deneyin bir kara delik yaratacağı ve bunun dünyayı yutacağını iddia ederek deneyin durdurulması isteğiyle dava açtı. CERN yetkililerine göre ise kara delik iddiası saçmalık.



    CERN(Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire) Nükleer Araştırmalar için Avrupa Konseyi , İsviçre ve Fransa sınırında yer alan dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarıdır. 1954 yılında 12 ülkenin katılımıyla kurulmuş olan CERN’in 20 asil üyesi ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 8 “gözlemci” üyesi vardır.



    CERN’de yüzlerce bina, 3000 kişilik destek personeli ve belli süreler için dönüşümlü çalışan 2500 kadar fizikçi görev yapıyor. Bunlardan 100 kadarı teorik fizikçiler, diğerleri ise, deney düzeneklerinin projelerini hazırlayan, yapımını sağlayan ve deneyleri yürüten uygulamacılardır.




    CERN’de en önemli yeri, yeraltındaki parçacık hızlandırıcılarının olduğu bölgedir. Tarım arazisinin altında kilometrelerce uzanan dev makinalarda atom parçacıkları birbirleriyle, ya da atom çekirdeği ile çok yüksek hızlarda çarpıştırılırlar. 1956′da kurulan 28 GeV‘lik eşzamanlı proton hızlandırıcısı ve1976′da da 450 GeV’lik bir başka hızlandırıcı kullanıma girdi. CERN, Avrupa’ya fizik alanında Amerika ve Rusya ile rekabet olanağı sağlamıştır.



    1992 yılında start verilen ve şimdiye kadar 200 milyon dolar harcanarak inşa edilen ‘deney odası’, 42 metre uzunluğunda, 22 metre genişliğinde ve 22 metre yüksekliğinde dev bir ‘mıknatıs dedektörü’ içeriyor. Deneyin amacı ise bilimde devrim yaratacak nitelikte… Uzmanlar, evrendeki her maddenin bir kütleye (yani bir cismi meydana getiren madde miktarına) sahip olmasını sağlayan ve şimdiye kadar bir türlü varlığı kanıtlanmayan ‘maddeye’ ulaşmayı amaçlıyor. Ünlü yazar Dan Brown da “Melekler ve Şeytanlar” adlı kitabında 2007′deki deneyin kıyameti başlatacağını yazmıştı. Araştırmaya katılan bilim insanları ise dünyanın sonunu getirmeyeceklerini aksine tarihi bir buluşa imza atacaklarını savunuyor.

    Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.
    Mustafa Kemal ATATÜRK






  2. #2
    Administrator AbuK_PreNS Kullanıcısının Üye Resmi (Avatarı)
    Üyelik Tarihi
    04.07.08
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.055

    Standart

    Dünyanın en büyük süper iletken mıknatısı, evrenin sırlarının ortaya çıkarılması çabalarında dönüm noktası olabileceği düşünülen fizik deneyi için yeraltına indiriliyor. 2 tonluk mıknatısın parçaları yeraltına indirildi. 'Büyük Patlama' deneyine bir kaç ay içinde başlanacak.


    Yaklaşık iki bin tonluk devasa mıknatıs, Fransa-İsviçre sınırının 100 metre altından geçen 27 kilometre uzunluğundaki tünele yerleştirilecek. Mıknatısın Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ne (CERN) ait tünele yerleştirilmesi işlemi başladı. Koordinatör Austin Ball, 16 metre yüksekliğinde, 17 metre genişliğinde ve 13 metre boyundaki mıknatısın, yeraltında 15 parçayla daha birleştirileceğini söyledi. Daha önce sistemi oluşturacak 15 kilit parçanın sekizi tünele indirilmişti. Mıknatıs, CERN'in yeraltı laboratuvarındaki "Büyük Hadron Çarpıştırıcısıyla" (LHC) parçacık çarpıştırma deneyi yapılmasını sağlayacak. Parçacıkları çarpıştırma deneyi, araştırmacılara evrenin ilk zamanlarını anlama imkânı verecek. Dünyanın en büyük deneylerinden biri olarak ifade edilen araştırmada, bu aşamaya gelinmesi 13 yıl sürdü. Cihazlar hazır hale geldiğinde, bilim adamları birkaç ay içinde bugüne kadar geliştirilmiş en güçlü parça detektörünü çalıştırabilecek.

    Araştırmalara birkaç ay sonra başlanması bekleniyor. Bu cihazlar evrendeki tüm maddelerin temel yapıtaşı olan atomların işleyiş prensiplerini daha iyi anlamamızı hedefliyor. Sistem tam olarak işlemeye başladığında, atomları oluşturan parçacıkların, ışık hızına yakın bir hızla fırlatılarak birbirleriyle çarpışmalarını sağlayacak. Bu deneyde amaç, evrenin oluşumunun başlangıcı olarak kabul edilen, Büyük Patlama'dan (Big Bang) hemen sonra ortaya çıkan şartları yeniden oluşturarak evrenin oluşumu hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşabilmek. Projenin maliyeti 3,5 milyar dolar.







    Cern yetkilileri “Doğa’da ve ayda bizim yaptığımız deneyin kat be kat güçlüsü enerji patlamaları her gün oluyor. Dev kara delik teorisi saçmalık” dedi.














    Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.
    Mustafa Kemal ATATÜRK






  3. #3
    Süper Editör muzur Kullanıcısının Üye Resmi (Avatarı)
    Üyelik Tarihi
    07.07.08
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.002

    Standart "Büyük patlama"ya geri sayım

    10 Eylül'de "asrın deneyi" yapılacak. "Büyük Patlama" (Big Bang) teorisini doğrulayacak deney için bilim adamları uyarıyor: "Dünyayı yutabilecek mini kara delikler ortaya çıkabilir."


    Yıllardır üzerinde çalışıldı. 8 milyar doların üzerinde para harcandı. Yerin 150 metre altında, bilim kurgu filmlerini bile yaya bırkacak türden bir yer kuruldu. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük deneyini gerçekleştirmek için yüzlerce bilim adamı yerin altına indi ve gece gündüz çalıştı.

    Sonunda her şey tamam edildi. Şimdi deney için geri sayım başladı. Tarih belli: 10 Eylül.

    Deney, evrenin oluşumunu tetikleyen "büyük patlama" (Big Bang) teorisini doğrulayabilecek nitelikte. Bunun için nükleer deneylerden bile daha karmaşık sayılan "parçacık çarpıştırma" işlemi gerçekleştirilecek. Tehlikeli bir deney olduğu için yerin altında kurulan devasa laboratuvarda gerçekleştirilecek. Bu yüzden deneyi gerçekleştirecek olan ekip "güvenli ortam var" diyor ve deneyin yapılmasını savunuyor.

    Kaos teorisyeni şiddetle karşı çıkıyor

    Ancak bir başka grup bilim adamı dün müthiş bir uyarıda bulundu. Onlara göre bu deney o kadar tehlikeli ki "dünyanın sonu olabilir". Bu amaçla daha önce de deneyin durdurulması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardı. Ancak AİHM, "Büyük Hadron Çarpıştırıcı" aleyhindeki başvuruyu reddetmişti.

    Alman kaos teorisyeni Otto Rössler'in etrafında bir araya gelen insanların, AB'nin nükleer araştırma merkezi (CERN)'in 10 Eylül'de hizmete sokacağı laboratuvarda yapılması planlanan "parçacık çarpıştırma" deneyine mani olabilmek için verdikleri dilekçeyi değerlendiren AİHM, başvuruyu geçen hafta reddetti.

    "Dünyayı yutabilecek mini kara delikler" ortaya çıkabilir

    Evrenin oluşumuyla ilgili "büyük patlama" teorisini doğrulayabileceği düşünülen deneye itiraz edenler, deney sonucu "dünyayı yutabilecek mini kara delikler" ortaya çıkması ihtimalini öne sürüyor ve Fransa-İsviçre sınırındaki CERN laboratuvarının kapatılmasını istiyor.

    Vatandaş grubunun sözcüsü Viyanalı Markus Goritschnig, "Deney durdurulsaydı, şimdiye kadar hiç atılmamış bir adım atılmış olacaktı" dedi ve mahkemenin, yine de dava dilekçesini esastan görüşmesini beklediklerini belirtti.

    Maddenin ilk kez kütle kazandığı ana gitmeyi planlıyorlar



    İşte yeraltındaki dev tüneldeki "deney makinesi"

    "Mini kara deliklerin, bilinen en tehlikeli nesneler olabileceğini" söyleyen Goritschnig, deneye katılan 26 fizikçinin "ateşle oynadığını" iddia etti.
    Bilimadamları, CERN deneyiyle fiziğin başlangıcına, maddenin ilk kez kütle kazandığı ana gitmeyi ve maddenin neden ve nasıl kütle sahibi olduğu sorusunu cevaplandırmayı tasarlıyor.

    Parçacık hızlandırıcıyı harekete geçirmek zor

    İsviçre-Fransa sınırında, 27 kilometrelik bir tünel içerisinde bulunan parçacık hızlandırıcıyı harekete geçirmek o kadar kolay değil; önce makinenin 8 ana parçası -271 dereceye kadar soğutulacak. Ardından, 1600 adet süper-iletken mıknatıs düzgün olarak çalıştırılacak. Deney sırasında bütün parçaların senkronize şekilde çalışması şart. En ufak uyumsuzluk risk sayılıyor.

    Saniyede 800 milyon parçacık çarpışması olması beklenen "asrın deneyi", yerin 150 metre altında yapılacak. Deneye Türkiye'den de bilimadamları katılıyor.

    http://www.hurriyet.com.tr/dunya/979...d=229&sz=57963
    Okumadan imzalamam!



    http://www.y0utube.org/
    Foruma üye olmak için tıklayın!
    Forum, yorumlarınızla var olacaktır. Yorumlarını esirgemeyen herkese teşekkürler.

  4. #4
    Administrator AbuK_PreNS Kullanıcısının Üye Resmi (Avatarı)
    Üyelik Tarihi
    04.07.08
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.055

    Standart ‘Big Bang deneyi tehlikesiz’

    Evrenin nasıl meydana geldiğini anlamak için gelecek hafta büyük bir atom parçalayıcıyı çalıştırmaya hazırlanan bilim adamları, dünyayı yutacak bir kara delik meydana geleceği endişelerinin yersiz olduğunu söyledi.

    Bilim adamları Çarşamba günkü deneyin tehlikesiz olduğunda ısrarlı...



    Büyük Hadron Çarpıştırıcısı projesinin yeni güvenlik analizinde, yapılacak deneyin, dünyanın her gün yüksek enerjili kozmik ışınlarla çarpışmasından farksız olduğu vurgulanıyor.

    Deneyi yapacak olan Avrupa Nükleer Araştırmalar Örgütü’nden (CERN) beş fizikçinin hazırladığı analizde “Doğa bugüne dek bu deneyi yaklaşık 100 bin kez yapmış durumda - ve gezegenimiz hala ayakta” deniyor.

    Özellikle internette dolaşan bazı mesajlarda, atom parçalayıcının 10 Eylül Çarşamba günü çalıştırılmasıyla bir kara deliğe yol açacak güçlü enerji alanlarının ortaya çıkacağı ya da garip bir parçacığın oluşarak, dünyayı sıcak bir sıvıya çevireceği söylentileri yer alıyor.

    Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarındaki 27 kilometre uzunluğundaki bir tünele yerleştirildi.

    Tünel Jura Dağları’nın altında, 50-175 metre derinlikte bulunuyor.

    Alet Çarşamba günü ilk kez çalıştırılacak ve birbirine zıt yönlerde hareket eden, iki paralel proton demeti yollayacak.

    Protonlar ışık hızına yaklaştığında, çarpıştırıcının içindeki süperiletken mıknatıslar ışın demetlerinin yönünü değiştirerek, protonları muazzam bir hızla birbiriyle çarpıştıracak.

    Amaç, 14 milyar yıl önce evrenin meydana geldiği Big Bang/Büyük Patlama’dan mikrosaniyeler sonraki ortamı yeniden yaratmak.



    Çünkü bugünkü evrenin temel taşlarının o anlarda şekillendiği düşünülüyor.

    Bilim adamları çarpışmadan doğacak “enkazı” inceleyerek, evrende bugüne dek sır olarak kalan bazı konulara ışık tutmayı umuyor.


    Örneğin madde, karşıt maddeye nasıl galip geldi? Karanlık madde nasıl oluştu? Hatta evrende daha da fazla boyut olduğunun kanıtları bulunabilir mi?

    CERN bilim adamlarının hazırladığı yeni güvenlik raporu, ortaya çıkacak kara deliklerin “mikroskopik” boyutlarda olacağını ve büyüyecek, hatta varlıklarını sürdürecek enerjiden yoksun olacakları için hemen yok olacaklarını savunuyor.

    Rapora göre “Her bir proton çarpışmasından ortaya çıkacak enerji, iki sivrisineğin çarpışmasıyla ortaya çıkacak enerjiden farklı değil.”

    Fransa hükümeti ise resmi bir kuruluş olan Nükleer Güvenlik Kurumu’ndan ayrı bir rapor istedi.

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 29 Ağustos’ta deneyin durdurulması için yapılan başvuruyu reddetmişti. Başvuruyu Almanya’daki Tübingen Üniversitesi’nden bir biyokimyacı liderliğindeki bir grup vatandaş yapmıştı.

    ntvmsnbc.com
    Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.
    Mustafa Kemal ATATÜRK






  5. #5
    Administrator AbuK_PreNS Kullanıcısının Üye Resmi (Avatarı)
    Üyelik Tarihi
    04.07.08
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.055

    Standart Büyük Patlama

    Big bang ya da Büyük Patlama, evrenin yaklaşık 13,7 milyar yıl önce çok yoğun ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan bir bilimsel teori.

    Büyük Patlama teorisi, Galaksiler nebulözler ve yıldızlararası plazmanın bu şekilde meydana geldiğini savunur. Bu ilk infilaktan bu yana çok daha küçük patlamalar (süpernovalar) halen devam etmekte ve evren, genişleyip büyümeye devam etmektedir. Gerçekten de dünyadaki gözlem evlerinden izlenen uzak galaksilerin ışığındaki kırmızıya kayış, bunun ispatı olarak kabul edilmektedir.

    Büyük patlamadan gelen radyasyon, ilk defa 1964'te tespit edilmiştir. New Jersey'deki Bell Laboratuvarlarından Arno Penzias ve Robert Woodrow Wilson, Samanyolunun dış kısımlarından gelen belirsiz radyo dalgalarını ölçmeye çalışıyorlardı. Fakat bunun yerine gökyüzünün her tarafından gelen bir radyasyon buldular. Bu ışınımın bütün yönlerdeki parlaklığı aynı idi ve yaklaşık 3° Kelvin (yaklaşık -270,15 santigrat) sıcaklığında bir ortamdan geldiği anlaşılıyordu. Daha sonra Penzias ve Wilson, bu buluşları için bir Nobel ödülü kazandılar.

    Bu kozmik artalan radyasyonunun, büyük patlamadan hemen sonra evreni dolduran sıcak gazdan geldiği tahmin edilmektedir. Astronomlar, 1920'lerden beri evrenin genişlediğini biliyorlardı. Bu genişlemenin hızı da, yaklaşık 13,7 milyar yıl kadar önce bütün maddenin tek bir anda aynı noktada bulunması gerektiğini gösteriyor. İşte tam bu ilk zamana büyük patlama denilmektedir. O zamandan beri de evren sürekli olarak büyümektedir.




    İlk atomların oluşması

    Büyük patlamadan sonra evren radyasyondan yayılan çok sıcak gazla dolmuştur. İlk önce gaz, temel parçacıklardan meydana gelmişti: Önce kuarklar oluştu ve bunlar bir araya gelerek protonları ve nötronları meydana getirdi; daha sonra da elektronlar ortaya çıktı. Büyük patlamadan 300.000 yıl sonra, sıcaklık 3000 °K'ye(2726,85 santigark) düşünce bu parçacıklar birleştiler ve ilk atomlar oluştu.

    Bu durum, evrende büyük bir değişiklik getirdi. O zamana kadar elektrik yüklü parçacıklar radyasyonu çok kolay emerlerdi. Radyasyon çok uzağa gidemediğinden, gaz da şeffaf değildi. Fakat nötr atomlar radyasyonu iyi ememediler. Bu durumda hareketine bir engel kalmadığından, radyasyon uzayda yayıldı.

    Uzay genişledikçe radyasyonun dalga boyu uzadığı için, daha soğuk bir cisimden geliyormuş kanaatini vermeye başladı. Bizim radyasyonu ölçebildiğimiz şimdiki zamana kadar radyasyon, mutlak sıfırın ancak birkaç derece üstündeki sıcaklıklara kadar soğudu.



    Kozmik mikrodalga artalan radyasyonu

    Penzias ve Wilson tarafından bulunan kozmik artalan radyasyonu, bu düşünceye uymaktadır. Hem sıcaklık doğru derecedeydi hem de radyasyon bütün gökyüzünde aynı sıcaklıktaydı; çünkü bütün yönler büyük patlamaya doğru gidiyordu.

    Fakat bu keşif ortaya çözülmesi gereken bir de bilmece çıkardı. Artalan radyasyonu, büyük patlamadan 300.000 yıl sonra gazın son derece homojen olduğunu göstermektedir. Gazın içinde büyük topaklar ve delikler olsaydı, bunlar radyasyonun gökyüzündeki dağılımında sıcak ve soğuk bölgeler olarak gözükecekti. Öte yandan bugün çok topaklıdır. Kümeler, ince uzun gruplar halinde toplanan galaksiler ve bunların aralarında boşluklar vardı. Bu büyük yapıların orijinal gazın içindeki topaklardan çıkmış olması gerekmektedir. Tıpkı sütün topaklanarak peynire dönüşmesi gibi.

    Kozmoloji ile uğraşan bilim adamları, artalan radyasyonu iyi incelenirse, bunun sıcaklığında bazı sapmalar bulacaklarına inanmaktadırlar. Astronomlar, kozmik artalan radyasyonunun sıcaklığını 1960'lardan beri giderek artan bir dikkatle ölçmektedirler. Birkaç yanılmanın dışında, yalnızca ortalama sıcaklıktan sapmalara sınırlamalar koyabilmişlerdir. Yerden yapılan son deneyler, bunların da bir Kelvin'in 30 milyonda birinden fazla olamayacağını gösteriyor. Yerden gözlem yapan astronomlar, kozmik artalan radyasyonunu incelediklerinde iki hususla karşılaşmaktadır: Birkaç santimetre daha uzun dalga boylarında gözlem yaptıkları zaman bizim galaksimiz Samanyolu'ndan gelen radyasyon, zayıf artalan radyasyonundan baskın çıkıyor. Bizimi galaksimizdeki parlak ve karanlık kısımlar, artalan radyasyonundaki herhangi bir sapmayı kolaylıkla maskeliyorlar.

    Daha kısa dalgaboylarında ise Samanyolu daha zayıftır; fakat bu dalgaboylarındaki radyasyon, Dünyanın atmosferindeki su buharı tarafından emilmektedir. Dünyanın her yerinde, çeşitli gruplar, yüksek dağlar, Antarktika ve yüksekte uçan balonlar gibi havanın kuru olduğu yerlerden gözlem yaparak bu problemi çözmeye çalışmışlardır.

    Buna en iyi çözüm, bir uydudaki kısa dalgaboylu bir radyo alıcısıdır. 1970'lerin ortalarında, bu gözlemcilerin çoğu, NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezindeki bilim adamlarıyla işbirliği yaparak Kozmik Artalan Keşif Uydusu COBE'nin tasarımına katkıda bulundular.

    18 Kasım 1989da COBE, yörüngesine mükemmel bir şekilde oturtuldu. COBE'nin taşıdığı üç araçtan iki tanesi gökyüzünü uzun kızılötesi dalgaboylarında gözlemledi. Araçlar, uzaydan gelen zayıf sinyallerin uzay aracının kendi sıcaklığından etkilenmemesi için sıvı helyumla soğutulmaktaydı. Bu araçlar görevlerini seferin dokuzuncu ayında sıvı helyumun bittiği sırada tamamladılar. Araçlardan biri fonun ortalama sıcaklığını görülmemiş bir hassasiyetle ölçerek 2.735 °K değerini buldu. Diğeri de ilk defa olarak, uzun kızılötesi dalgaboylarında uzayın haritasını çıkardı.

    Üçüncü ölçüm aleti artalan radyasyonunun parlaklığındaki sapmaları aramak için tasarlanmıştı. Altı diferansiyel mikrodalga radyometreden oluşan bu düzenek gözlemlerine devam ediyor; çünkü bunların soğutulması gerekmiyor. Bunlarla gökyüzü şimdiye kadar iki kere tarandı ve üçüncü taramaya devam edilmektedir. Radyometreler gökyüzünü 3.5, 5.7 ve 9.5 milimetre olmak üzere üç kısa radyo dalgaboyunda gözlemlemektedir.

    Halen, dünyanın çeşitli yerlerinde aynı derecede hassas aletlere sahip ekipler COBE'nin görebileceğinden daha küçük, bir açı dakikası sapmalar bulmak için gözlem yapmaktadır.

    Wikipedia'dan alıntıdır.
    Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.
    Mustafa Kemal ATATÜRK






+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Etiketleri

Yer İmleri

Yetkileriniz

  • Yeni konu açamazsınız!
  • Mesajlara cevap veremezsiniz!
  • Eklenti gönderemezsiniz!
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz!